|
Yazar
|
|
Tuesday, 20 February 2007 |
Avukat Þehrin hayirsever vakýflarýndan birindeki çalýþanlar þehrin en baþarýlý avukatýndan henüz herhangi bir baðiþ almamýþ olduklarýný fark ettiler. Baðýþ toplama görevindeki kiþi avukatý baðýþta bulunmasý için ikna etmeye çalýþýyordu: "-Araþtýrmalarýmýza göre yýllýk geliriniz en az 500 000 dolar, ancak bugüne kadar hiç bir hayýr iþine bir kuruþ baðýsta bulunmamýþsýnýz. O paranýn bir kýsmýný bir þekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?" Avukat bir süre düþündü, sonra: "-Önce, araþtýrmalarýnýz annemin uzun bir hastalýktan sonra ölmek üzere olduðunu ve hastane masraflarýnýn onun yýllýk gelirinin bir kaç kat üstünde olduðunu da gösterdi mi?" Görevli utandý: "-Þey, hayýr." "-Sonra, kardeþimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkum olduðunu?" Görevli utancýndan kýpkýrmýzý kesilmiþ bir halde özür dilemeye çalýþýrken avukat onun sözünü kesti: "-Ya da kýzkardeþimin kocasýnýn bir trafik kazasýnda öldüðünü ve onu üç çocuðuyla beþ parasýz býraktýðýný?" Görevli yerin dibine geçmiþti, sadece, "-Hayýr, hiç bir bilgim yoktu ..." diye mýrýldanabildi. Avukat bir kez daha onun sözünü keserek devam etti: "-Pekala, ben onlara zerre miktar para vermezken size niçin vereyim?"
|